Emniyet Personelinin Boşanma Sonrasında Çocuğun Yaşadığı İle Mazeret Ataması (Tayin) Hakkı ile Atama Talebinin Reddi Halinde İzlenebilecek Hukuki Yollar

Emniyet Genel Müdürlüğü nezdinde görev yapan personellerin, boşanma sonrası bazı durumlarda müşterek çocuktan farklı bir ilde görev yapma mecburiyeti doğmaktadır.

Özellikle boşanma kararı neticesinde ortak çocuğun velayetinin diğer eşe verilmesi ve devam eden süreçte çocuğun farklı bir ilde ikamet edeceği durumda; çocuğuyla düzenli ve sağlıklı bir kişisel ilişki kurmak isteyen polis memurları görev yaptıkları ilin çocuğun bulunduğu ilden uzak olması nedeniyle ciddi güçlüklerle karşılaşabilmektedir.

İşbu bilgi notunda, boşanan polis memurunun çocuğunun bulunduğu ile atanma hakkı ile mazeret ataması talebinin reddi halinde izlenebilecek hukuki yollar inceleme konusu yapılacaktır.

Boşanma Kararı Sonrasında Mazeret Ataması Nedir

Velayet, reşit olmayan çocukların bakım, eğitim, korunma ve temsil haklarının anne ile babaya ait olmasını ifade eden hukuki bir yükümlülüktür.

Boşanma kararı sonrasında velayet hakkı tek bir eşe bırakıldığında, çocukla arasında velayet ilişkisi kalmayan diğer eşin çocukla kişisel bağını sürdürebilmesi için kişisel ilişki kurulması kararı verilir. Bir başka anlatımla, çocuğun velayeti bırakılmayan eşin çocuğunu belirli aralıklarla görme, onunla zaman geçirme hakkı Mahkemece koruma altına alınır.

Ancak çocuğun velayeti bırakılmayan eşin görev yeri ile çocuğun ikamet ettiği il arasında mesafe bulunması halinde, Mahkeme tarafından belirlenen kişisel ilişkinin fiilen kullanılması imkansız hale gelmektedir.

Böylesi bir durumda, boşanma kararında hükmedilen kişisel ilişki sürecinin söz konusu iki il arasındaki fiziki ulaşım imkanları ve görev şartları nedeniyle sağlıklı şekilde uygulanması güçtür. Şu halde, mazeret ataması talebi gündeme gelmektedir.

Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri

11.09.1992 tarih ve 21342 Sayılı RG’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Mazeret Atamaları” başlıklı 18. Maddesi;

Mazeret atamaları aşağıdaki hâllerde talep edilebilir: (…) d) Personelin boşanması ve boşandığını kesinleşmiş mahkeme ilamı ile belgelemesi üzerine kesinleşme tarihi itibarıyla bir yıl içinde atanma talebinde bulunması. (…) Genel atama döneminde atamaya tabi personelden mazereti bulunanlar, mazereti ile ilgili belgeleri en geç Şubat ayında yayımlanan genelgede belirtilen süre içerisinde iletmek zorundadır.

şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, boşanma neticesinde kesinleşmiş Mahkeme kararı ile birlikte bir yıl içerisinde mazeret ataması talebinde bulunulabileceği hüküm altına alınmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41. maddesinde, “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.” hükümlerine yer verilmiştir.

27.01.1995 tarih ve 22184 Sayılı RG’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 1. maddesi, “Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.” şeklinde ve 3. maddesi, “Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluştan, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.

Mazeret Ataması Talebinin Reddedilmesi Halinde İzlenecek Yollar

Yukarıda yer verilen açıklamalar ve kanun hükümleri gözetilerek, belirli şartların yerine getirilmesi halinde mazeret ataması talebinde bulunulabilecektir. İdare tarafından, başvurunun reddi halinde idari yargı yoluna başvuru yapılarak dava açılması durumu söz konusu olmaktadır.

Özellikle çocuğun velayetinin diğer ebeveynde bulunması, çocuk ile diğer ebeveyn arasında mahkeme tarafından kişisel ilişki kurulmuş olması, görev yeri ile çocuğun bulunduğu il arasındaki uzaklık ve bu uzaklığın kişisel ilişkinin fiilen kurulmasını güçleştirmesi, çocuğun üstün yararı gibi hususlar bu talebin dayanağını oluşturmaktadır.

Konuyla ilgili emsal nitelik teşkil eden İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi’nin Kararında;

“Bu bağlamda, eşinden boşanması nedeniyle Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 18/c maddesinden yararlanarak atama talebinde bulunma hakkı olduğu açık olan davacının, davalı idare tarafından Malatya iline atanmasını engelleyen kadro durumu ve hizmet ihtiyacı gibi fiili bir durum da bulunmadığı görülmektedir.

Yukarıda aktarılan uluslararası sözleşmeler, Anayasa ve yönetmelik hükümleriyle güdülen amacın, aileyi parçalanmaktan kurtarmak, aile bireylerini bir arada tutmak suretiyle ailenin huzur ve mutluluğunu devam ettirmek ve bu yolla kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde kamu hizmetlerini verimli, etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütmeleri için gerekli ortamı sağlamak olduğu açıktır.

Bu durumda, davacının Malatya iline atanmasına engel hukuki ve fiili bir sebebin bulunmaması ve Malatya ilinde çocuklarına bakabilecek akrabalarının bulunması nedeniyle ailevi kaygılardan uzak bir şekilde görevini yapmak suretiyle kamu hizmetinin yerine getirilmesinde idarenin davacının hizmetinden daha fazla verim alabileceği hususu da bir bütün olarak değerlendirildiğine, atama isteminin reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”

gerekçesi ile mazeret ataması talebinin reddine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.

Sonuç

Bazı durumlarda, boşanma sonrasında çocuğu farklı bir ilde yaşayan Emniyet Teşkilatı personelinin, çocuğunun bulunduğu ile mazeret kapsamında atanma talebinde bulunması zaruriyet teşkil etmektedir.

Mazeret ataması talebinin reddi halinde, ret işleminin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa iptal davası açılması ve somut koşulların bulunması halinde yürütmenin durdurulması talep edilmesi mümkündür.

Ne var ki, somut olayın ve idari işlemin hukuki yönden incelenmesi, dava açma süresinin geçirilmemesi ve çocuğun üstün yararı ile idarenin hizmet gerekleri arasındaki dengenin doğru şekilde ortaya konulması büyük önem taşımaktadır.

Saygılarımızla,
Av. Serkan SOLMAZ

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, somut olayın tüm özellikleri değerlendirilmeden hukuki görüş, danışmanlık veya vekâlet hizmeti olarak kabul edilmemelidir. İşlem ve tebliğ tarihleri, belgeler, güncel mevzuat ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.