Özel Esaslara Alınma İşlemine Karşı Dava Açılması ve Özel Esaslardan Çıkılması

Özel esaslara alınma, özellikle KDV iadesi bulunan mükellefler bakımından geri dönülemez zararları olan ve olumsuz ticari sonuçlar doğurabilen bir uygulamadır.

Uygulamada halen sıklıkla “koda alınma”, “kod listesine alınma”, “özel esaslara alınma” veya “KDV özel esaslar” ifadeleri kullanılmaktadır.

İşbu bilgi notunda, özel esaslara alınma nedir, koda alınan mükellef ne yapmalı, özel esaslara alınma işlemi iptal edilebilir mi, özel esaslara karşı dava açılabilir mi, özel esaslardan nasıl çıkılır konuları ayrıntılı olarak inceleme konusu yapılacaktır.

Özel Esaslara Alınma Nedir?

Özel esaslar, vergi idaresinin sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge (SMİYB – naylon fatura) düzenlediği veya kullandığı yönünde olumsuz rapor ya da tespit bulunan mükellefleri aldığı riskli mükellef takip sistemidir.

Uygulamada sıklıkla karşılaşıldığı üzere, vergi daireleri tarafından bir kısım mükellefler yakın takibe alınmaktadır. Bu durumda mükellefler, Katma Değer Vergisi (KDV) iadelerinde daha zorlu ve sıkı kurallara tabi tutulmaktadırlar. Bunun yanı sıra, bu durum mükellefler için bir ticari itibar kaybına sebep olmakta ve kamu ihalelerine katılamama gibi ticari zarar doğurmaktadır.

Özel Esaslara Alınması İşlemine Dava Açılabilir Mi?

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 01.04.2026 tarihli ve E:2025/26, K:2026/6 sayılı kararı ile, mükelleflerin “özel esaslar” veya 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca “iade talepleri vergi incelemesine göre sonuçlandırılacak mükellefler” kapsamına alınmasına ilişkin işlemlerin, kesin ve yürütülmesi gereken idari işlem niteliğinde olduğunu kabul etmiştir.

Buna göre, özel esaslara alınma işlemine karşı idari yargı nezdinde iptal davası açılabilecektir.

Doğrudan dava açılabilir:

Mükellefler, “özel esaslar” veya incelemeye göre sonuçlandırılacak mükellefler kapsamına alınma işlemine karşı doğrudan iptal davası açabilmektedir.

Mahkeme Kararı İle Özel Esaslardan Çıkış İşlemi ve Emsal Yargı Kararları

Mükelleflerin özel esaslar durumu ile karşılaşmalarını müteakip ticari hak kayıplarının önüne geçilmesi adına;  özel esaslara tabi tutulma işleminin yasal dayanağı olmaması, hukuka aykırılık teşkil etmesi gerekçelerine dayalı olarak uygulanan özel esaslara alınma işleminin kaldırılması ve genel esaslara alınma talepli dava açmaları zaruridir.

Nitekim emsal yargı içtihatlarında da belirtildiği üzere, kurumun, mükellefleri bu şekilde kategorize edebilmelerine olanak sağlayan yasal düzenleme bulunmadığı gibi, Anayasa’da da buna izin veren bir hüküm de yer almamaktadır.

Konuyla emsal teşkil eden İzmir 4. Vergi Mahkemesi’nin kararında;

“Bu durumda; açık bir yasal düzenlemeye dayanmayan, idarece tek taraflı olarak tesis edilen ve itiraz imkânı da bulunmayan bir tespite istinaden mükelleflerin sınıflandırmalara tâbi tutulması, hiçbir kimse veya organın kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamayacağı ilkesine, Anayasanın kişisel verilerin korunmasına ilişkin 20.maddesinin son fıkrasına ve çalışma barışı ile vergi düzenine ilişkin anayasal prensiplere aykırı bulunduğundan, davacının özel esaslara tabi mükellefler listesine alınmasına ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır” gerekçesi ile özel esaslara alınma işleminin Mahkeme kararı ile iptaline (kaldırılmasına) karar verilmiştir.

Yine benzer şekilde İzmir 1. Vergi Mahkemesi tarafından verilen kararda;

“.. davacı hakkında uyuşmazlık konusu işlem tesis edilmiş ise de, gerek davalı idarenin, gerekse bağlı bulunduğu hiyerarşik üst makamların mükellefleri bu şekilde kategorize edebilmelerine olanak sağlayan yasal düzenleme bulunmadığı gibi, Anayasa’da da buna izin veren bir hüküm de yer almamaktadır. Bu şekilde yasal dayanağı olmadan yapılacak bir sınıflandırma, vergi barışını bozucu etki yaratacağı gibi, Anayasa’da güvence altına alınan temel kişi hak ve hürriyetlerine de aykırılık teşkil eder. Dolayısıyla yasal dayanağı olmadan, hukuka aykırı bir biçimde idarenin kendi içerisinde oluşturduğu bir sınıflandırma ile  davacı şirket adına, katma değer vergisi iade ve mahsup işlemleri de dahil olmak üzere  KDV Genel Uygulama Tebliğine göre  tesis edildiği belirtilen  özel esaslara alma işlemi ile bu işleme karşı yapılan başvurunun reddedilmesine yönelik … tarih ve … sayılı işlemde  açıkça hukuka aykırılık bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır..” gerekçesi ile davanın kabulüne ve özel esaslara alınma işleminin iptaline karar verilmiştir.

Yürütmeyi Durdurma Talep Edilebilir Mi?

Yürütmenin durdurulması talebi, idari yargıda açılan iptal davalarında, dava konusu olan idari işlemin uygulanmasının telafisi güç neticeler ortaya çıkaracağı iddiasına dayalı olarak işlemin uygulamasının dava süresince geçici olarak durdurulması talebidir.

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun‘un 27/2. Maddesi “Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir.” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.

Bu durumda, özel esaslara alınma işlemi neticesinde dava süresince mükellef şirketin ticari itibarının zedeleneceği, piyasada hem müşteri kaybetmesine sebebiyet verileceği hem de ticari prestiji önemli ölçüde kaybetmesine sebebiyet verileceği gerekçelerine dayalı olarak yürütmenin durdurulması talep edilebilecektir.

Sonuç

Özel esaslara alınma, mükellefler bakımından ciddi ekonomik ve hukuki sonuçlar doğurabilen bir işlemdir. Mükelleflerin bu yönlü zararlara uğramalarının önüne geçilmek amacıyla somut olayın özelliklerine göre, özel esaslara alınma işleminin iptali için dava açılması, yürütmenin durdurulmasının talep edilmesi veya diğer idari ve hukuki yolların kullanılması önem arz etmektedir.

Saygılarımızla,
Av. Serkan SOLMAZ

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, somut olayın tüm özellikleri değerlendirilmeden hukuki görüş, danışmanlık veya vekâlet hizmeti olarak kabul edilmemelidir. İşlem ve tebliğ tarihleri, belgeler, güncel mevzuat ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.